| TİRYAKİ AİLESİ (14 Şubat 2007 Tarihli 1.Bölüm ) |
"DEPREM" Binnaz TİRYAKİ, 35 Yaşında. Kızı Duygu (10) ile yaşıyor.’99 depreminde kızı ve eşiyle birlikte göçük altında kalmış. Deprem esnasında kızı ve eşiyle yatak odasında uyumakta olan Binnaz hanım ve eşi bina yıkıldığında kalkıp kaçacak vakit bulamamışlar. Devasa gardrop Binnaz TİRYAKİ’nin eşinin üzerine yıkılmış. Birkaç saat sesle zoraki iletişimin akabinde eşi ağır darbe aldığından daha fazla direnemeyerek ölmüş. Eşinin öldüğünü daha o an hissetmiş Binnaz hanım. Dayanılmaz sıcak ve üzerinde tahammülü zor ağır molozlarla verdiği mücadele sırasında tek konsantre olduğu mesele kızının hayatta kalabilmesi olmuş. Kızının susuzluğunu teriyle gideren Binnaz TİRYAKİ, Duygu’nun soğukkanlılığının ve şaşırtıcı şekilde zerrece paniklemeyişinin en büyük şansları olduğunu üzerine basa basa söylüyor.Yaklaşık 72 saatin sonunda kızıyla birlikte Rus kurtarma ekibi tarafından göçükten çıkartılan Binnaz hanım bu süre içinde hareketsiz kalan ve yaralanan bacakları nedeniyle hastaneye kaldırılmış. Genç kadın, kendilerini kurtaran Rus ekibini hep minnet ve sevgiyle anıyor. Kangren ve ağır travma nedeniyle sol bacağı kesilmiş Binnaz TİRYAKİ’nin. diğer bacağı da kesilme riskine sahipken, hayırsever bir vatandaşın girişimleriyle Almanya’ya gitme şansı doğmuş. Ama ne var ki, nüfus cüzdanının aslı olmadığından bu süreç gecikmiş. Ve zaman yitirdikçe sağ bacağındaki kangren süreci ilerlemiş. Sonunda gerekli işlemler tamamlanmış ve Binnaz hanım Almanya’da gördüğü tedavi neticesinde bu riski atlatmış ve bacağı kurtulmuş. Dahası, kesilen bacağı yerine günlük hayatını rahatlıkla sürdürebilmesine yardımcı olabilecek bir protez uygulanmış ve Türkiye’ye geri dönmüş. Tedavinin devam sürecinde sigorta hastanesinde Almanya’da gerçekleştirilen protez, “kendisine uygun olmadığı” gerekçesiyle çıkartılarak garip şekilde hastanede kaybedilmiş(!) Kaybolan protezin yerine yapılan ise kısa sürede paslanıp kullanılamaz hale gelmiş ve Binnaz TİRYAKİ ciddi eziyetler yaşamış. İşte tam bu dönemde önünde iki seçenek belirmiş; Ya yurt dışından yaklaşık 15 milyar TL karşılığı düzgün bir protez edinmek yada kızının geleceğini garantilemek adına bir ev almak. Binnaz hanım ikinci şıkkı tercih etmiş ve Gölcük / Kavaklı bölgesinde yer alan evi satın almış. Evin içini doğru düzgün görmeden inceleyemeden satın almanın faturasını biraz ağır ödemiş genç kadın. Zira tam bir mezbelelik olan ev, kızı Duygu’yla beraber zaten zor olan hayatlarını daha da kabusa çevirmiş. Bir müddet sonrasında Binnaz TİRYAKİ kızıyla birlikte kalıcı konutlara yerleştirilmiş. Evde şu anda sadece Binnaz hanımın küçük erkek kardeşi kalmakta. "EV" Binnaz hanımın satın aldığı ev 2 katlı, bahçeli, donanmanın duvar cephesine bakan bir köhne yapı. İç inşası tamamen ahşaptan yapılan ev tam bir mezbelelik. Evin yer aldığı arazinin içerlek yapısı nedeniyle hemen giriş kapısında yer alan ve asfalt yükseltisinde bulunan kanalizasyon ızgarası en ciddi sorun. Çünkü hemen her yağmurda taşan kanalizasyon bahçeyi adeta bir pislik havuzuna dönüştürerek evin içine doluyor. Haliyle bu problem lağım farelerini de eve musallat etmiş, ki kabusun en ciddi paydası da zaten bu. Duygu farelerin cirit attığı bu evde çok ciddi psikolojik travmalar yaşamış. Tek bacakla evi çekip çevirmek adına direnen Binnaz TİRYAKİ’nin tek sıkıntısı bu değil tabii. İyice çürümüş olan ahşap aksam nedeniyle evde adım atarken son derece dikkatli davranılmak zorunda. Zira çok sık aralıklarla çöküntüler meydana gelmiş ve temelde yer alan toprak zemin fareler için yeni bir giriş yoluna dönüşmüş. Üst kata çıkan merdivenlerin tam giriş bölümünün de çökerek parçalanmış olması Binnaz hanımın engelli durumunu iyice zorlaştırmış. Bakımsızlıktan iyice tropik orman kıvamına gelen ve bahçenin sürekli nemli ortamı bir başka problemi de beraberinde getirmiş. Sıcak ve nemli ortamda gerekli yaşam şartlarını bulan akrepler de tıpkı fareler gibi evin kabus yaratan sakinleri arasına katılmışlar. Kızına bir zarar gelmemesi adına uykusuz geçen gece nöbetleri, yokluk ve birbirinden dramatik hadiseler zincirinin halkaları uç uca eklenmiş. Bir müddet sonrasında Binnaz TİRYAKİ kızıyla birlikte kalıcı konutlara yerleştirilmiş. Gölcük Donanma Üssünde bulduğu iş de maddi sıkıntılarını bir nebze hafifletmiş. (Binnaz hanım Donanma Üssünde masa başında evrak düzenliyor. Bunu yapabilmek için kısa zaman içinde Microsoft Word / Excel programları dahilinde bilgisayar kullanmayı öğrenmiş) Fakat elinde kalan yegane varlığı bu ev olan genç kadın, Kızıyla beraber yerleştirildikleri kalıcı konutların yer aldığı mevkiin iş yerine uzaklığı, kızının okul mesafesi de tek bacağını kaybeden Binnaz hanım için ciddi bir azaba dönüşmüş.Evine tekrar dönmek istiyor olmasına karşın restorasyonu için ihtiyaç duyduğu mali güce sahip olmadığından herhangi bir şey yapamamış. Kalıcı konutlarda yakın komşusu olan arkadaşının 12 yaşındaki kızı Sabiha’ nın Kanal D’de yayınlanan program duyurusunu izleyerek TİRYAKİ ailesine başvuru için baskı uygulamasıyla malum süreç başlamış… BİNNAZ TİRYAKİ VE AKRABALARI Binnaz hanımın halen bilfiil görüştüğü, yakın temas içinde olduğu akrabaları anne / babası ve 3 kardeşi. İki erkek kardeşinden büyük olanı Mustafa AKIN işsiz, 37 yaşında. Söz konusu evde ikamet ediyor. Küçük erkek kardeşi Molfix firmasında çalışıyor, 33 yaşında. Kız kardeşi Nurhayat AKIN’ da tıpkı ağabeyi gibi Molfix firmasında ve 28 yaşında. Binnaz TİRYAKİ, yenilenecek olan evinde kızı Duygu’nun dışında annesi Gülten AKIN (53) ve babası Yurdaşan AKIN (62) ile birlikte yaşamak istiyor. Belirli aralıklarla kız kardeşi de yardımcı olmak için gelip gidecek. Deprem sonrası meydana gelen acı süreci anlatırken detayladığım gibi Binnaz hanım ve kızına reva gördüğü akıl almaz ve vicdansızca muamelelere karşın genç kadın kızının kan bağı nedeniyle kayınpeder ve kayınvalidesiyle görüşmeye, gidip gelmeye devam ediyor. Zira eski eşinin ailesinin evleri tam paralel noktada. (Önemli Not: Aileyle tanışmak ve detaylı profillerini oluşturabilmek için Gölcük’te ki eve gittiğimizde söz konusu kayınpeder ve kayınvalidenin hiç kapı önüne çıkmamaları ve perdenin ardından gizlice merakla bizi izliyor olmaları ilginçti.) Binnaz hanımın yaşadığı mahallede asla vazgeçemediği iki komşusu var. Bunlardan birisi hemen sokağın girişinde sağ cephede yer alan pembe renkli müstakil evde yaşayan Güler hanım, ve hemen onun sonrasında ki sarı müstakil binada ki Reyhan hanım. Her ikisiyle de kadim bir dostluğu var. Dahası, (halen de sona ermemiş olan) zor günlerinde en yakın akrabaları sırtlarını dönerlerken hep bu iki isimden destek görmüş. Bu yüzden hissettiği vefa daha da anlam kazanıyor. BİNNAZ TİRYAKİ Binnaz hanım, deprem sonrası gördüğü fiziksel tedavi ve tek bacağını yitirişinin ardından vücudunun hareketsiz kalması nedeniyle 100 kilonun üzerine çıkmış. Bu ve az önce sıraladığım tüm olumsuz, trajik gelişmelere karşın mizahi gücünü, pozitif duruşunu asla kaybetmemiş. Yakın çevresi ve annesinin söylediğine göre malum dönem öncesinde de oldukça neşeli ve hayata güler yüzle bakan bir kadınmış Binnaz TİRYAKİ. Depresif ve moralman dibe vurmuş olduğu halde “mış” gibi yapanlardan değil. Gerçekten neşeli ve pozitif. Tek ve vazgeçilmez hassasiyeti tahmin edileceği üzere kızı Duygu. Diğer taraftan kendisine sırt çeviren, en muhtaç olduğu anlarda yüz üstü bırakan akraba ve dostlarına bir nebze olsun kin gütmeyen, çabuk affeden ve paylaşımını esirgemeyen bir yapısı var. İşini seviyor. Ama şu anda bulunduğu kalıcı konutlarla iş yeri mesafesi artık onun için tahammül sınırlarını zorlar noktada. Son derece azimli bir kadın. Kitlendiği bir hedefe ulaşabilmek için sağlığı ve yetenekleri yettiğince pes etmeksizin direnip uğraşan bir karakteri var. Evle birlikte bir diğer ciddi sıkıntısı da sigorta hastanesinde meçhul sebeplerden yok olan protezi. Çünkü tek bacağının üzerine binen vücudunun yükü artık dayanılmaz boyutta. Bu noktada ekstra bir sürpriz olarak bir barter anlaşmasıyla protez sorununun da çözülmesi üzerinde düşünmemiz gerek… En önemlisi, evin inşasında öncelikli olarak ele alınması gereken kritik nokta, Binnaz TİRYAKİ’nin engelli bacağı nedeniyle iki kat arasında zorluk çekmeden dolaşmasını sağlayabilecek üniteler oluşturulması. Banyonun dizaynından, mutfak kullanımına varıncaya dek bu konuda son derece titiz davranılmazlı. DUYGU TİRYAKİ Deprem faciası gerçekleştiğinde 3 yaşında olan ve o küçük yaşına rağmen büyük bir gayret ve soğukkanlılık gösteren Duygu şu anda 10 yaşında, başarılı bir öğrenci. Annesinin olumlu ve hayat dolu yapısı onun tüm bu olup biten acılardan sıyrılmasını kolaylaştırmış. Pop kültürün tüm ürünlerini büyük dikkatle takip ediyor. En büyük tutkusu “Hepsi” grubu. Tüm şarkılarını ezbere biliyor, grup elemanlarının her birinin özel hayatını hatmedecek kadar seviyor onları. Bir diğer vazgeçilmezi de Tom ve Jerry! Bu iki çizgi film kahramanının vinyetlerinden oluşan ürünler için hep içi kıyılmış. Ama annesinin mali durumunu da iyi bildiğinden ısrarla onu üzüp yormamış. |